Warning: Creating default object from empty value in /home/batu/public_html/wp-content/themes/salient/nectar/redux-framework/ReduxCore/inc/class.redux_filesystem.php on line 29
Özel Hukuk – Batulaw

15 Ekim 2021

Çalışan Buluşları

Çalışan buluşları, serbest buluşlar ve kamu hizmeti görmekte olan kurumlarda çalışanların buluşları olarak iki ayrı başlık altında incelenmektedir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 2. Maddesinde çalışanın, “Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlileri” olarak tanımlandığı görülmektedir. Belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet görmekte olan stajyerler ve pratik yapan öğrenciler de çalışan kavramı kapsamında kabul edilmektedir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Çalışan Buluşları

Tüketicinin Maldaki Ayıbı Satıcıya İhbar Külfeti

İhbar; alıcıya teslim edilmiş olan satıma konu maldaki ayıpların, alıcı tarafından herhangi bir şekilde satıcıya bildirilmesidir. Bu bildirim sayesinde satıcı, satılandaki ayıptan haberdar edilmektedir.Ayıp ihbarının hukuki niteliği öğretide tartışmalı olmakla birlikte hakim görüş bu ihbarın alıcı açısından bir borç değil bir külfet olduğu şeklindedir. Külfet teknik anlamda bir borç olmayıp, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tüketicinin Maldaki Ayıbı Satıcıya İhbar Külfeti

Sözleşme Serbestisi

Bilindiği üzere kişilere, hukuki ilişkilerini, serbest iradeleri ile ve kendi sorumlulukları altında diledikleri gibi düzenleme imkânı tanıyan irade özerkliği, Borçlar Hukukunda sözleşme serbestisi biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Sözleşme serbestisi bir temel hak ve özgürlük olarak anayasa teminatı altına alınmıştır. Anayasa’nın 48inci maddesine göre herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Sözleşme serbestisinin çeşitli anlamları bulunmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Sözleşme Serbestisi

Hakemlik Ücretinin Ödenme Zamanı

Taraflarla, hakemler arasındaki hukukî ilişki, vekâlet akdine dayandığından, taraflarca tayin edilen ücret, bu anlaşmada belirtilen sürede, kısmen veya tamamen hakemlere ödenir. Hakem sözleşmesi, tahkim sözleşmesi veya tahkim şartından farklı olup uyuşmazlığın tarafları ve hakemler arasında yapılmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Hakemlik Ücretinin Ödenme Zamanı

Haksız Rekabetten Doğan Tazminat Davaları

Kavram olarak bir yarışı ifade eden rekabet, günümüzde sosyal hayatın tüm kesimlerinde olduğu gibi, ekonomik alanda da kendini göstermektedir. Ekonomik hayatın ve buna bağlı olarak ülkelerin de gelişimi için rekabetin varlığı önemlidir. Nitekim ekonomik rekabet, işletmelerin veriminin artması, fiyatların düşmesi ve üretilen mal ve hizmetlerin kalitesinin artması gibi yararlı etkilere sahiptir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Haksız Rekabetten Doğan Tazminat Davaları

Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Bedel Ödeme Borcu

Tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmenin geçerli şekilde kurulmasıyla, her iki taraf da borç altına girer. Eser sözleşmesinde de yüklenicinin eseri meydana getirme ve teslim etme borcu ile iş sahibinin bedel ödeme borcu, birbirinin sebebini ve karşılığını oluşturduğundan tam iki tarafa borç yükleyen (sinallagmatik) bir sözleşme olarak karşımıza çıkmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Bedel Ödeme Borcu

İş Kanununun Kapsamı

Türk hukukuna göre İş Kanununun 4. Maddesinde sayılan istisnalar dışında bulunan tüm işçiler, işyerleri, işverenler ve işveren vekilleri İş Kanunu kapsamı içerisinde yer almaktadır. Bu husus İş Kanununun 1. Maddesinin 2. Fıkrasında “Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İş Kanununun Kapsamı

İşçinin Rekabet Etmeme Borcunun Koşulları

İş hukukunda işçinin rekabet etmeme borcu, iş sözleşmesi devam ederken ve iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra olmak üzere iki farklı açıdan incelenmelidir. İlk olarak iş sözleşmesi devam ederken işçinin rekabet etmeme borcu, Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesinden kaynaklanmakta olup, her iş sözleşmesi için geçerlidir. İş sözleşmesi devam ederken işçinin rekabet etmeme borcu altına girmesi için ayrıca bir sözleşme akdedilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak iş sözleşmesinin sona ermesiyle beraber, işçinin rekabet etmeme borcu ortadan kalkmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İşçinin Rekabet Etmeme Koşulları

8 Ekim 2021

Türk Hukukunda Ortak Velayet

Ortak velayet, evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanması halinde, velayetin ebeveynler tarafından eş zamanlı olarak ve eşit yetkilerle birlikte üstenildiği bir velayet modelidir. Bu velayet modeli, dünyada ilk olarak, 1957 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Kuzey Karolina Eyaletinde yasal düzenlemeye kavuşmuş olup günümüzde çoğu hukuk sisteminde uygulama alanı bulmaktadır. Türk Hukukunda ise, ortak velayet modeline ilişkin bir düzenleme bulunmamaktır. Mevcut uygulama, velayet hakkının anne ve babadan sadece birine verilmesi üzerine kurulmuştur.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk Hukukunda Ortak Velayet

Anonim Şirketlerde Genel Kurur Kararlarının İptali

Genel kurul anonim şirketlerin tüm ortaklarından oluşan karar organıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 407. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortaklar, iradelerini genel kurul toplantıları aracılığıyla ortaya koymakta ve şirketin idaresine ilişkin haklarını kural olarak genel kurul aracılığıyla kullanmaktadırlar. Genel kurul olarak toplanan şirket ortakları veya temsilcilerinin oyları ile meydana gelen irade beyanı, hukuki işlem niteliğinde olan genel kurul kararlarını oluşturur.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Anonim Şirketlerde Genel Kurur Kararlarının İptali

Asıl İşveren ve Alt İşverenin Müteselsil Sorumluluğu

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin en önemli sonuçlarından biri alt işverenin çalıştırdığı işçilerin hak ve alacaklarından asıl işveren ile beraber müteselsil olarak sorumlu olmasıdır. Buna göre 4857 sayılı İş Kanunu m.2/7’ de “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” denilerek alt işveren asıl işverenin birlikte sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kanunda bahsedilen sorumluluktan kasıt hukuki bir sorumluluktur.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Asıl İşveren ve Alt İşverenin Müteselsil Sorumluluğu

İş Hukukunda İbranamenin Geçerlilik Koşulları

İş hukukunda uygulandığı görünen ibraname, özel bir sözleşme niteliğinde olup, borcu sona erdirmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 132. maddesinde, “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.” şeklindeki düzenlenen ibra sözleşmesinin işçi ile işveren arasındaki ilişki bitirmesi amacıyla uygulanması bakımından gereken şartlar ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 420. Maddesinin 1. fıkrasında, “İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.” şeklinde belirtilmiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İş Hukukunda İbranamenin Geçerlilik Koşulları

Türk Hukukunda Tasarım Hakkının Kapsamı

Günlük hayatımızın her anında bize eşlik eden, hayatımızı kolaylaştıran her türlü ürün veya ürün parçaları; hayatımıza renk katan, estetik duyularımıza hitap eden desenler, süslemeler tasarımdır. O halde tasarım, fikri çalışmanın sonucu ortaya çıkan bir ürünün tamamı veya bir parçası üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü ifade etmektedir. Tasarımcılar, tasarım kavramını hukukçulara göre daha geniş bir süreç olarak tanımlamaktadırlar.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk Hukukunda Tasarım Hakkının Kapsamı

Tüketici Satış Sözleşmesinde Satılanın Ayıplı Olması Nedeniyle Tüketicinin Seçimlik Hakları

Tüketici sözleşmesi; taraflardan birini girişimcinin diğerini tüketicinin oluşturduğu, girişimcinin ivaz karşılığında mesleki veya ticari maksatla mal ya da hizmet sunma edimini üstlendiği, tüketicinin mesleki ve ticari olmayan maksatla, şahsi ihtiyacını karşılamak üzere hareket ettiği sözleşmedir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tüketici Satış Sözleşmesinde Satılanın Ayıplı Olması Nedeniyle Tüketicinin Seçimlik Hakları

1 Ekim 2021

İş Kanununda Fazla Çalışma Kavramı

İş Kanunu m. 63’te haftalık çalışma süresinin kırk beş saat olduğu düzenlemesi, nispi emredici nitelikte olup işçinin lehine olacak şekilde haftalık 45 saatin altında çalışma süresi kararlaştırılması mümkündür. Bu şekilde haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenirse, haftalık çalışma süresini aşan, 45 saate kadar olan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak tanımlanır. Fazla sürelerle çalışma yapıldığında, bu çalışmalar saat başına alınan ücretin yüzde yirmi beş fazlası olarak ücretlendirilir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İş Kanununda Fazla Çalışma Kavramı

İşe İade Davası

İş güvencesi, çalışmakta olan işçinin haklı veya geçerli bir fesih nedeni olmaksızın işveren tarafından iş akdinin feshedilmesine kaşı yasal düzenlemelerle korunmasıdır. Bu düzenlemelerden ilk akla gelen ise işe iade davasıdır. İşe iade davası, haklı veya geçerli bir fesih nedeni olmaksızın işveren tarafından iş akdinin feshedilmesi halinde, işçinin işe iadesini sağlamak amacıyla başvurduğu yoldur. İşe iade davası ile işçinin iş güvencesi sağlanmakta ve çalışmadığı zamanlarda uğramış olduğu zararları tazmin edilmektedir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İşe İade Davası

Türk Rekabet Hukukunda Uzlaşma Usulü

7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9. Maddesi : “4054 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin başlığı “Soruşturmaya Başlanması, Taahhüt ve Uzlaşma” şeklinde, üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk Rekabet Hukukunda Uzlaşma Usulü

Leasing (Finansal Kiralama) Sözleşmelerine Kısa Bir Bakış

Günümüzde bütün alanlarda olduğu gibi iktisadi hayatla ilgili konularda da hızlı bir gelişim ve değişim yaşanmaktadır. Leasing de finansal işlemler sahasında son asırda ortaya çıkmış işlemlerden biridir. Leasingle ilgili çok sayıda tanım yapılmıştır. Tanımlarda ön plana çıkan husus şudur: Bir malın mülkiyetinin, kiralayan (leasing şirketi, faizsiz banka) tarafından kiracıya (müşteri) devrini içeren bir sözleşme olmasıdır.

Yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Leasing (Finansal Kiralama) Sözleşmelerine Kısa Bir Bakış

Cevap Dilekçesi Verilmemesinin Hukuki Sonuçları

İnceleme konumuzu medeni usul hukukunda cevap dilekçesi verilmemesinin sonuçları oluşturmaktadır. Davalının olası bir davada davaya cevap verme iradesini kullanarak kendini savunma hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Anayasa m.36’ya göre, herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Bu bakımdan belirtmek gerekir ki, Anayasa ile güvence altına alınan iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenilme hakkını da içerir. Hukuki dinlenilme hakkı, özellikle davalının savunma hakkı bakımından önem arz etmektedir. Zira, kendisine karşı bir iddia ileri sürülen davalının, bu iddiaya cevap vererek kendisiyle ilgili yargılamadaki karara etki edebilmesi, adil bir hukuk düzeninin gereğidir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Cevap Dilekçesi Verilmemesinin Hukuki Sonuçları

Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı

Gerek gerçek gerekse tüzel kişilikler, zarar gören üçüncü kişiler tarafından kendilerine yöneltilebilecek sorumluluk talepleri nedeniyle malvarlıklarında meydana gelebilecek olası bir zarara karşı sigorta sözleşmeleri akdetmekte olup bazı durumlarda ise sigorta akdi kanuni bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı

Tüketici Hukuku’nda Haksız Şart

6502 sayılı Kanunda tüketici işlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tüketici Hukuku’nda Haksız Şart

Türk Hukukunda Patent Verilebilirlik Şartları

Bilimsel ve teknik bir buluşun ya da böyle bir buluşu uygulama alanında kullanma hakkının kime ait olduğunu gösteren resmi belgeye “patent” denilmektedir. Ancak patent verilmesi sıkı şartlara bağlı olup her buluşa patent verilmemektedir. Bu yazımızda patent verilebilirlik şartlarını inceleyeceğiz.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk Hukukunda Patent Verilebilirlik Şartları

24 Eylül 2021

Türk İş Hukukunda Sözleşmelerin Feshi ve Fesih Türleri

Fesih, taraflardan birinin irade beyanıyla diğer tarafın kabulüne bağlı olmaksızın, sözleşmenin ileriye yönelik olarak sona ermesini sağlayan bir hukuki işlemdir. Fesihte bir tarafın iradesi ile hukuki sonuç meydana gelirken, ölüm ve sürenin bitimi gibi durumlarda sözleşmenin sona ermesi hukuki olayın meydana gelmesiyle gerçekleşir. Gerçekten de fesih durumunda taraflardan birisinin iradi olarak hareketi söz konusudur. Buna karşın örneğin, belirli süreli bir iş sözleşmesinde sürenin bitmesi halinde iş sözleşmesi herhangi bir iradi beyana gerek kalmaksızın sona erer. Bunun yanı sıra taraflardan her ikisinin de sözleşmeyi sona erdirme iradesini gösterdiği hallerde ise ikale sözleşmesi uygulama alanı bulacaktır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk İş Hukukunda Sözleşmelerin Feshi ve Fesih Türleri

Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamında Kat Maliklerinin Hakları ve Yükümlülükleri

Kat mülkiyeti, inşaatı tamamlanmış bir taşınmazın bölümlerinin hangi amaçla kullanılacağına dair bağımsız mülkiyet ve kullanım hakkı veren bir belgedir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (“KMK”, “Kanun”) 1. maddesinde, “Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkân, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre kat mülkiyeti ancak tamamlanmış bir yapı üzerinde kurulabilmekte olup kat mülkiyetinin konusunu, tamamlanmış bir yapıda mağaza, depo, daire, dükkân gibi bağımsız bölümler oluşturmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamında Kat Maliklerinin Hakları ve Yükümlülükleri

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Ortaklığın giderilmesi, bir diğer adıyla izaleyi şüyu davası, genellikle paydaşların anlaşma yolu ile ortaklığa son vermelerinin mümkün olmadığı durumlarda ortak durumun kaldırılması ve pay sahiplerinin hisselerden paylarını veya hisselerinin değerini almalarını sağlayan bir dava türüdür. Bu dava çeşidi ile genellikle miras sebebiyle karşılaşılmakla birlikte, genel olarak amaç ortaklar arasında çıkan anlaşmazlıkların ve uyuşmazlıkların mahkeme yolu ile ortaklıklarının giderilerek çözülmesidir. Paydaşların kendi aralarında malın paylaşım şekline dair bir anlaşma yapması da mümkün olmakla birlikte anlaşma yoluyla malı pay etmeleri mümkün değil ise bu dava uygulama alanı bulmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Ortaklığın Giderilmesi Davası

Türk İş Hukukunda Yıllık Ücretli İzin Süreleri

Geçmişten günümüze özellikle globalleşme ile birlikte güçlenen kapitalist sistemlerde temel amaç maksimum karı elde etmek adına işçinin hakları gözetilmeksizin maksimum kar felsefesi hakim olmuştur. İşçinin korunması fikri ise bu düşünce ile birlikte ortaya çıkmış ve temel hak ve özgürlüklerin üretimin temelini oluşturan işçilere de yansımasını gerektirmiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk İş Hukukunda Yıllık Ücretli İzin Süreleri

Sinema Eserlerinden Doğan Haklardan İşleme Hakkı

Hukukumuzda sinema eseri, FSEK md. 5’te tanımlanmıştır. Buna göre “Sinema Eseri”; “her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.”

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Sinema Eserlerinden Doğan Haklardan İşleme Hakkı

Fikri Mülkiyet Haklarının İnternette İhlalinde Çözüm Yöntemleri

FSEK m.13/1’de eser sahibinin hakları, mali haklar ve manevi haklar olarak ikiye ayrılarak sınırlı bir şekilde belirtilmiştir. Klasik anlamda eser sahibine tanınan haklar, genel olarak internette hak sahipliği bakımından da geçerlidir. Eser sahibine, sahipliği nedeniyle eser ve onun parçaları üzerindeki mali ve manevi menfaatleri korumak için sınırsız ve süresiz olarak değil, kamu veya üçüncü kişilerin maddi ve manevi menfaatlerini tartarak yalnız münasip görülen ölçü ve genişlikte sübjektif haklar tanınmıştır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Fikri Mülkiyet Haklarının İnternette İhlalinde Çözüm Yöntemleri

Tahkim ve Tahkim Usulüne Uygulanacak Kural

Tahkim, kanunun tahkim yolu ile çözümlenmesine izin verdiği konular kapsamında olmak koşuluyla, taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkeme yerine, hakem adı verilen kişiler vasıtasıyla kesin ve bağlayıcı olarak çözümlenmesi konusunda tarafların anlaşmaları şeklinde tanımlanmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tahkim ve Tahkim Usulüne Uygulanacak Kural

Alman Rekabet Yasasındaki Değişiklikler

Dijitalleşen ekonominin rekabet hukuku penceresinden ele alınmasında öncü karar ve çalışmaları ile dikkat çeken ülkelerinden başında şüphesiz Almanya bulunmaktadır. Nitekim, Almanya platform pazarları ile ortaya çıkan yeni iş modellerinin, yaratıcı dijital ürün ve hizmetlerin rekabet hukukunda da değişiklikler gerektirebileceğini ortaya koyan ilk ülkelerdendir. Bu minvalde çalışmamızda son zamanlarda yapılan değişikliklerin en önemlisine değinilecektir.

Bültenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Alman Rekabet Yasasındaki Değişiklikler.

17 Eylül 2021

Marka Tescilinden Doğan Haklarla İlgili Hukuki İşlemler

Tescilli bir marka veya henüz tescil edilmemiş bir marka başvurusu lisans, devir, miras yolu ile intikal, rehin, teminat, haciz veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Marka sahibi, markası ile ilgili tasarrufta bulunabilir, marka üzerindeki hakkını borçlandırıcı veya tasarrufi işlemlere konu edebilir, markayı işletmesi ile birlikte veya işletmeden bağımsız olarak devredebilir, lisans sözleşmesine konu edebilir, bir şirkete sermaye olarak koyabilir, bağışlayabilir, teminat olarak gösterebilir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Marka Tescilinden Doğan Haklarla İlgili Hukuki İşlemler

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve Amacı
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte 1980’li yılların sonlarına doğru elektronik ticaret kavramı ortaya çıkmıştır. ikinci yarısında ortaya çıkmış bir kavramdır. Ülkemizde de elektronik ticaret hayatının usul ve esaslarının belirlenmesi maksadıyla 1 Mayıs
2015 tarihinde yürürlüğe giren “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” (“Kanun ”) Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması

Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine Dönüşmesi

Belirli süreli iş sözleşmesi diğer iş sözleşmesi türlerinde olduğu gibi her iki tarafa borç yükleyen niteliğe sahip bir sözleşmedir. Bu anlamda belirli süreli iş sözleşmesinde de taraflardan birisine iş görme edimi yüklenirken bir diğerine ise yapılan iş karşılığında belirlenen ücreti ödeme borcu yüklenmektedir. Bu anlamda başka iş sözleşme türlerindeki gibi, edimini yerine getirilmesi belli bir süre dilimini kapsamaktadır. Her iki tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirecekleri bu süre, bazen belirli bir zaman dilimi ile sınırlı olmakta bazense, belirsiz süreli olabilmektedir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine Dönüşmesi

İş Mahkemeleri Kanunu Kapsamında Zorunlu Arabuluculuk

Mahkemelerin iş yükünün fazla olması sebebiyle günümüzde birçok hukuki uyuşmazlığın çözüm süresi uzamaktadır. Yapılan bir araştırma neticesinde Türkiye’de 2012 ile 2019 yılları arasında hukuk davalarının ortalama görülme süresinin yaklaşık olarak 245,5 gün olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu süre içerisinde kişilerin mağduriyetleri de devam etmektedir. Bu sebeple kanun koyucu alternatif uyuşmazlık çözüm yolları öngörmüştür. Kısa tanımıyla alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için tarafsız bir üçüncü kişiye başvurması ve bu uyuşmazlığın çözümü için üçüncü kişinin çözüm üretmesidir.

Makalenin tamamın aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İş Mahkemeleri Kanunu Kapsamında Zorunlu Arabuluculuk

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Ayıp

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ya da diğer adıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi günümüzde sıklıkla kullanılan bir özel hukuk sözleşmesidir. Kısa tanımı ile kat karşılığı inşaat sözleşmeleri arsa sahibinin belirli paylarının mülkiyetini, yüklenicinin arsa üzerine inşa edeceği binanın belirlenen bağımsız bölümlerinin teslimi karşılığında yükleniciye devretmeyi taahhüt ettiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesinde iki taraf bulunmaktadır; taraflardan biri maliki bulunduğu arsa üzerine inşaat yapılmasını talep eden arsa sahibi, diğeri ise söz konusu arsa üzerine inşaat yapmayı taahhüt eden yüklenicidir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Ayıp

Bireysel ve Kurumsal Yatırımcıların Risk Yönetimi Yaparken Türev Piyasaları İşlemlerinden Faydalanması

Dünyada ekonomik büyüme ve gelişme ile finansal piyasaların gelişmesi arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Ulusal veya uluslararası ekonominin gelişimi sürdükçe finansal sistem ve araçları da gelişme gösterecektir. Fon sunanlarla talep edenlerin karşılaştığı hukuki ve idari açıdan düzenlenmiş finansal piyasaların ülke ekonomisi içindeki etkinliği ve rolü bu anlamda gün geçtikçe artmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Bireysel ve Kurumsal Yatırımcıların Risk Yönetimi Yaparken Türev Piyasaları İşlemlerinden Faydalanması

Tahkim Yargılamasında Özel Yetkili Vekaletname

Davaya vekalette özel yetki verilmesini gerektiren haller 6700 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’u 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre : “ Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.”

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tahkim Yargılamasında Özel Yetkili Vekaletname

Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) 2021 Tahkim Kurallarıyla Getirilen Yenilikler

Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce, “ICC”) bünyesinde 2021 yılı için hazırlanan Tahkim Kuralları 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girmiştir. 2021 Tahkim Kurallarında, eskiden yürürlükte olan 2017 tarihli ICC Tahkim Kurallarının esasını korunmuş olmakla birlikte kurallara birtakım önemli değişiklikler ve yenilikler eklenmiştir. 2021 Tahkim Kuralları, 1 Ocak 2021’den sonra başlatılacak tahkim süreçleri için geçerli olacak ve bu tarihten önce ikame edilmiş davalarda 2017 Tahkim Kuralları uygulanmaya devam edecektir.

Yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) 2021 Tahkim Kurallarıyla Getirilen Yenilikler

10 Eylül 2021

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Koşulları

Kıdem tazminatı kanunda belirtilen fesih hallerinde, asgari bir senelik kıdeme sahip olan işçiye veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine, işverence kanun gereği ödenmesi gereken, tutarın ise kıdeme ve son brüt kazanca göre hesaplandığı bir miktar paradır. Söz konusu tazminata işçinin hak kazanabilmesi kanunda birtakım koşullar belirlenmiştir. Öncelikle taraflar arasında iş kanununa tabi bir hizmet sözleşmesi mevcut olmalıdır. İşçinin 4857 sayılı İş Kanunu’na göre geçerli sayılan bir iş akdi ile çalışmış olması ve sözleşmenin aynı kanunun 4. maddesinde sayılan istisna haller ile Borçlar Kanunu kapsamında yer alan diğer çalışmalar kapsamına girmemesi şarttır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Koşulları

Türk İş Hukukunda Kısa Çalışma Uygulaması

Ülkelerde belirli dönemlerde bazı ekonomik krizler yaşanabilmektedir. Bu krizler bazen direkt olarak ekonomik buhranlarla ilgili olduğu gibi bazı dönemlerde de salgın hastalık veya toplumsal olaylar sebebiyle ekonomik krizler yaşanılabilmektedir. Bu krizlerin en yakın örneği ise halen etkisini sürdürmekte olan Covid-19 Pandemi sürecidir. Bu kriz dönemlerinde işverenler bu krizin yönetilmesi için mevcut olan birçok kriz yönetim yolundan birkaçını tercih etmektedir. İşverenler kriz yönetimi ile söz konusu süreci en az zararla atlatmayı hedeflemektedir. Bunun için öncelikle olarak ekonomik kriz nedeniyle işletmelerin bir kısmı küçülme yoluna giderek işgücü fazlalığını dengelemek için işçi sayısını azaltırken; bir kısım işletmeler işçi maliyetlerini düşürmek için çalışma sürelerini veya üretimini azaltma, stokları eritme, işi geçici olarak durdurma, tasfiye aşamasına gitme, emekliye ayırma ya da ücretsiz izin uygulamaları yollarını tercih etmektedir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk İş Hukukunda Kısa Çalışma Uygulaması

Adi Ortaklıklarda Rekabet Yasağı

Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklıklar, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme ile kurulmaktadır. Adi ortaklıkta, kişi (şahıs) unsuru, sözleşme (akit) unsuru, sermaye unsuru, ortak amaç (müşterek gaye) unsuru ve affectio societatis (ortak amacı birlikte gerçekleştirme) olmak üzere beş unsur bulunmaktadır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Adi Ortaklıklarda Rekabet Yasağı

Unutulma Hakkı

Unutulma hakkı, kısaca kişi ve kurumların kendileri ile ilgili internet arama sonuçlarında çıkan haber, video, bilgi, fotoğraf, belge gibi verilerin, internet arama sonuçlarında bir daha geri getirilmeyecek şekilde kaldırılması ve yayılmasının engellenmesini talep edebilme hakkıdır. İlk kez 2012 senesinde Avrupa Komisyonu’nun adalet ve vatandaşlıktan sorumlu üyesi Viviane Reding tarafından gündeme getirilen unutulma hakkı , Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (“ABAD”) C-131/12 sayılı Google İspanya Kararı neticesinde ilk kez Mayıs 2014’te uluslararası bilinirliğe erişmiş olan bir hakkın genel adıdır. Avrupa hukukunda “the right to be forgetten” yahut “the right to oblivion” olarak yer almakta olan söz konusu hak, Türk mevzuatında açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte hukukumuzda devletin bir pozitif yükümlülüğü olarak mevcuttur. Nitekim, unutulma hakkı, başta anayasal düzenlemeler ile korunan insan hakları ile de ilişkilidir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Unutulma Hakkı

Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava Arasındaki Farklar

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası ile 109. Maddesinde düzenlenen kısmi davanın pratikteki uygulamaları ve aralarındaki farklar Anayasa’da da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünü sağlama açısından önem taşımaktadır. Bu iki dava türü özelikle İş Hukuku alanında uygulanmakta olup ne şekilde uygulanacağı hakkındaki tartışmalar ise halen devam etmektedir. Özellikle işçilik alacaklarının belirsiz alacak olarak kabul edilip edilmeyeceği hakkında gerek öğretide gerekse yargı kararlarında, kendi içinde dahi, henüz bir fikir birliği oluşmamıştır. Bu çalışma içerisinde öncelikle belirsiz alacak davası ve kısmi dava ayrı ayrı açıklanacak daha sonra da Yargıtay içtihatları ışığında ikisi arasındaki önemli farklara yer verilecektir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava Arasındaki Farklar

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

28 Temmuz 2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile “73/A” maddesi eklenmiştir. Bu maddeyle, parasal sınır olan 11.330 TL ve üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildi.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Türk Hukuku Bakımından Tanınmış Markanın Tanımı ve Koruma Kapsamı

Tanınmış marka kavramı Türk hukukunda ve uluslararası kaynaklarda da yer almasına rağmen somut bir tanımı yapılmamıştır. Tanınmış marka ile ilgili herhangi bir tanım yapılmamasının nedeni tanınmış markanın her somut olaya göre farklılık göstermesi ve önceden belirlenmiş olan kriterlere uymamasıdır. Her somut olayın özelliklerine göre, markanın tanınmış olup olmadığı belirlenir ve böylelikle daha geniş korumanın sağlanması mümkün olacaktır. Tanınmış marka kavramının tanım ve özellikleri hakkında bazı unsurlar tespit edilmiş ve kriterler ortaya konmuştur. Ancak bu kriterler arasında bir birlik bulunmamaktadır. Tanınmış markayı diğer markalardan ayıran husus diğer markalara göre daha geniş koruma alanına sahip olmasıdır.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Türk Hukuku Bakımından Tanınmış Markanın Tanımı ve Koruma Kapsamı

Akıllı Sözleşmelerin Hukuki Niteliği

Akıllı sözleşmelerle ilgili olarak Türk Hukuku’nda olduğu gibi İsviçre, Alman ve Avusturya Hukuku’nda ortak bir tanım yapılmamıştır. Ancak Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinin kanunlarında akıllı sözleşmelere dair tanımlamalara yer verilerek akıllı sözleşmelerin hukuken geçerli olduğu ve uygulanabilirliği tespit edilmiştir. İlk olarak 1990’lı yıllarda bilgisayar bilimcisi ve aynı zamanda bir hukukçu olan Nick Szabo tarafından akıllı sözleşme (smart contract) terimi kullanılmıştır. Nick Szabo ortaya attığı ilk tanımda akıllı sözleşmeleri “tarafların diğer vaatlerde gerçekleştirdiği protokoller de dahil olmak üzere dijital biçimde belirtilen bir dizi söz.” olarak tanımlamış ve ürün otomatlarını akıllı sözleşmelerinin ilkel atası olarak göstermiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Akıllı Sözleşmelerin Hukuki Niteliği


Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.